Akaid

MOLLA ABDULLAH YILDIZ

 

 

Allah-u Teâlâ'yı ne kadar tanıyoruz?...

 

 

Hamdler, senalar kâinatın tek halikî olan yüce Rahman'a, salât ve selâm ise onun halili ve habibi olan Hazreti Muhammed Mustafa’ya ve onun ailesi ve ashabına olsun. Amin…
Geçen yazımızda Allah–u Tealâ'nın zat, sıfat, esma ve efalini tevhiden bahsetmiş bunları teferruatlandıracağımızı söylemiştik, Allah–u Tealâ'nın zatının âlemlerden gani olmasından dolayı ve onu tanımayı ve bilmeyi bizden sakladığı için, Zatı hakkında marifetten acizliğimizi itirafımız, onu tanımanın ta kendisi olacaktır. Öyleyse hemen hemen bütün akide âlimlerinin ittifak ettiği Allah marifetinin dayandığı sıfat tafsiline dönebiliriz.
Sıfat: zatın bazı hallerine delâlet eden isim veya mevsufun kendisiyle bilindiği mevsufa lâzım olan emareler olarak tarif olunmuştur.(1) Yüce Rabbimizin sıfatları ezeli, ebedi, sonradan yaratılmış olmayan onun kemaline en uygun sıfatlardır. Bu sıfatların idrakinden akla, vehme ve hayale gelen bütün eksikliklerden o mukaddes zat münezzehtir. Bu sıfatlar zati, subuti veya zati, fiili(2) olarak ayrılırlar. Zati sıfatlar bütün akide kitaplarında yazıldığı üzere altı tanedir, bunlara selbi sıfatlar da denir. Bunlar Allah–u Tealâ dışında herkesten selb edilmiş (soyulmuş) sıfatlardır. Veya Allah–u Tealâ bunların zıtlarından soyulmuştur.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
ZATİ SIFATI: VÜCUD

Vücud: Allah–u Tealâ'nın var olması demektir, yani yüce Rabbimiz yok olmaktan münezzehtir, varlığını idame ettirmekte hiç kimseye muhtaç değildir. Onun varlığının yanında bizim varlığımız ancak bir vehmi varlık olarak isimlendirilir. Onun için ehlullah en büyük günahın varlık duygusu, varlık ispatı olduğunu söylemiştir. Bu sıfat eşari mezhebine göre zattır ve bu sıfatı nefsi sıfat olarak isimlendirmişlerdir, bize göre ise vücud, zat üzere zaid zattan başka olan bir sıfattır. ''Onlara resulleri yerleri ve gökleri yaratan Allah'ta şüphemi var dedi."(3)
 

ALLAH–U TEALÂ'NIN ZATI SIFATI:

KIDEM...
Kıdem: Allah–u Tealâ'nın evvelinin olmaması demektir, bu sıfatın diğer bir ismi ezeliyettir, o evveldir, ezeldir bir başlama zamanı yoktur. Onun dışındakilerin hepsinin bir başlangıcı vardır ve varlıklarının evvellerinde ise yokluk vardır, yüce Rabbimiz bundan münezzehtir. ''O evveldir ahirdir, zahirdir, batındır.''(4)
 

ALLAH–U TEALÂ'NIN ZATI SIFATI:

BEKA...
Beka: Allah–u Tealâ'nın sonunun olmaması demektir, çünkü başlangıcı olmayanın, sonu da olmaz, onun dışındaki her şeyin bir sonu vardır, herkes fanidir o ise bakidir. ''Yeryüzünde ki her şey son bulucudur ancak celâl ve ikram sahibi vechi müstesna.''(5)

 

ALLAH–U TEALÂ'NIN ZATI SIFATI:
VAHDANİYET

Vahdaniyet: Allah–u Tealâ'nın bir olması demektir, onun birliği sayılar bakımından değil eşi, benzeri, dengi, misli olmaması yönündendir. Onun birliği her şeyi işaret etmekte her mahlûk onun vahdaniyetine delalet etmektedir. ''de ki o Allah birdir Allah sameddir doğurmadı ve doğurulmadı ve ona hiçbir şey denk olmadı.''(6)

ALLAH–U TEALÂ'NIN
ZATİ SIFATI: MUHALEFET–ÜL HAVADİS

Muhalefet–ul havadis: Allah–u Tealâ sonradan yaratılmış her şeye muhaliftir, yani o kimseye benzemediği gibi ona da kimse benzemez, benzer gözüken şeylerin hepsi bir isim benzerliğidir, hakikatte o tek ve benzersizidir. ''Onun benzeri hiçbir şey olmadı o gören ve işitendir.''(7)
 

ALLAH–U TEALÂ'NIN ZATI SIFATI:

KIYAM BİNEFSİHİ
Kıyam binefsihi: Allah–u Tealâ var olmakta kimseye muhtaç olmadığı gibi, varlığını devam ettirmekte de kimseye muhtaç değildir, onun dışında kalan her şey ona var olmak ta muhtaç olduğu gibi, varlığını devam ettirmekte de muhtaçtır. ''Allah ğani (ihtiyaçsız) sizler ise fakirlersiniz.''(8)

ALLAH–U TEALÂ'NIN SUBUTİ SIFATLARI
İkinci kısım sıfatlar ise subuti sıfat olarak bilinen sekiz sıfattır. Bu sıfatlar imam–ı Azam rahmetullaha göre zati sıfatlardır. Çünkü yüce Rabbimiz bunların zıtlarıyla sıfatlanmaz. Ve bilinmelidir ki bizim sıfatlarımızla uzaktan ve yakından bir benzerlikleri yoktur. Akidemizin başında yüce Rabbimizin ''onun gibi bir şey olmadı o gören ve işitendir ''(9) ayeti olmalıdır. Kalbimize, aklımıza, vehmimize gelen bütün benzerliklerden Yüce Rabbimizi tenzih etmeliyiz. Maturidi ve Eşari âlimlerinin ittifakıyla (tekvin sıfatı hariç) bu sıfatlar zat üzerine zaid, kadim ezeli ve ebedi sıfatlardırlar.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: HAYAT

Hayat: Yüce Rabbimiz mutlak hayatın sahibidir, o ölmez, tek, diridir, ''O Allah'tır ondan başka ilâh yoktur Hayy olandır, Kayyum olandır.''(10) onun hayatı bizim hayatımıza benzemez biz hayatımızı devam ettirmek için sayılamayacak kadar çok şartlara bağlıyız ama bizim Rabbimiz bu şartlardan sebeplerden münezzeh ve müberradır.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: İLİM

İlim: Yüce Rabbimiz her şeyi bilendir, büyüğünden ufağına kadar onun ilminden hiçbir şey kaçamaz, onun ilminden göklerde ve yerde hiç kimse gizli kalamaz, ''Onu ilminden hiç bir şeyi kuşatamazsınız''(11) ''O Allah'tır ondan başka ilah yoktur o ğaybı ve şahadeti bilendir.'' (12) Onun ilmi bizim ilmimize benzemez bizim ilmimiz talime ve taallüme muhtaç, ışığa, sese, zekâya, hafızaya muhtaç, ama Rabbimizin ilmi artmaz, eksilmez ezeli ve ebedi ilimdir, kâfir felsefecilerin dediği gibi Allah külleri yani büyük şeyleri bilir, cüzleri yani onun küçük parçalarını bilmez demeyiz, O'nun ilmi en vasi sıfatıdır her şeyi kuşatmıştır.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: KUDRET

Kudret: Yüce Rabbimizin kudreti, gücü her şeye yeter, onu acze düşürecek hiçbir şey yoktur, ''muhakkak ki Allah her şeye kadirdir.''(13) ''Allah'ı gökyüzünde ve yeryüzünde hiçbir şey acze düşüremez, O bilen ve kadir olandır.''(14) Ona hiçbir şey zor gelmez, O arşı da, zerreyi de aynı kudretle yarattı ve aynı kudretle varlık ta tutmaktadır.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: SEMİ

Semi: Yüce Allah'ımız duyulacak olan her şeyi en kâmil bir şekilde duyandır, ''ey Rabbimiz bizden bu ameli kabul et, muhakkak ki sen işiten bilensin.''(15) ''Hamd o Allah'a mahsustur ki bana yaşlılığım da İsmail ve İshak'ı verdi muhakkak ki benim Rabbim duayı işitendir.''(16) O'nun işitmesi bizim işitmemize benzemez biz işitmek için kulak ve benzeri aletlere sese ve uygun ortama muhtacız. Mevla'mız ise bunlara muhtaç değildir.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: BASAR

Basar: Yüce Rabbimiz görülecek her şeyi en iyi görendir, ''Allah yaptığınız her şeyi görücüdür.''(17) ''Şayet onlar yüz çevirirse sana düşen ancak tebliğdir, Allah kullarını görendir.''(18) Rabbimizin görmesi bizimkine benzemez, biz görmek için göze, ışığa, mesafeye, bir hizada olmaya muhtacız, Rabbimiz ise bunlara muhtaç olmaktan münezzehtir.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: İRADE

İrade: Yüce Rabbimiz dilediğini dilediği gibi yapandır, ancak onun dilediği olur dilemediği olmaz, ''Fakat Allah dilediğini yapar.''(19) ''Allah sizin için kolaylık diler zorluk dilemez.''(20) Bizim dilememiz onun dilemesine benzemez. Bizimkisi sınırlı, kudretimiz kadar ve bizim dilememiz ancak onun dilemesine bağlı. Hazreti Ali efendimize Rabbini nasıl bildiği sorulmuş ve onun verdiği cevap ise; işte ilmin kapısı olmanın delili, ''ben Rabbimi azmedip, istediklerimin olmamasıyla bildim'' yani ben büyük ve her şeyi ancak kendi dilerse yapan bir yaratanım var, bunu anladım ve tanıdım demek istiyor. Allah–u Tealâ ondan ve bütün selefimizden razı olsun.

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: KELAM

Kelam: Yüce Rabbimiz mütekellimdir yani söz sahibidir, onun konuşması (konuşma derken ibare darlığından kullanıyoruz) bizimkine asla benzemez. Bizim konuşmamız seslerle, kelimelerle, hava titreşimleriyle ve benzeri aletledir. Rabbimiz bunlara muhtaç olmaktan münezzeh ve müberradır. Onun kelâmı Kur'an–ı kerimdir, biz ona inanır keyfiyetini (nasıllığını) Allah'a bırakırız. ''Ve o vakit ki senin Rabbin meleklere ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi''(21) ''Ve Rabbin ben size demedim mi ben göklerin ve yerlerin ğaybını bilenim dedi.”(22)

ALLAH–U TEALÂ'NIN
SUBUTİ SIFATI: TEKVİN

Tekvin: Yüce Rabbimiz her şeyi yaratandır, ''Muhakkak ki biz insanı en güzel surette yarattık''(23) ''İnsan bakmaz mı, biz onu bir nutfeden yarattık, ama o apaçık bir hasımdır.''(24) Bizim bu sıfatta asla rabbimizle bir benzerliğimiz olamaz. O, tek ve yegâne yaratıcıdır.
Bu sıfatları bildikten sonra yüce rabbimizin eserlerini düşünmeye çalışmalıyız. Bu düşünce bize acziyetimizi ve Rabbimizin ne kadar kâmil olduğunu hatırlatacak işte bu da yaradılış gayemizdir. Bir dahaki sayımızda Rabbimizin fiillerini ve müteşabih sıfatlarını işlemeye çalışacağız, başarı ve Tevfik o eksiksiz Mevla'dandır.

 

Dipnotlar:
1– Tarifat el Cürcani; 151
2– İmamı Azam'a göre sıfatlar zati ve fiili olmak üzere iki kısma ayrılır, fıkhu–l ekber.
3– İbrahim Süresi;10
4– Hadid Süresi;3
5– Rahman Süresi;26 –27
6– İhlas Süresi;1–3
7– Şura Süresi;11
8– Muhammed Süresi;38
9– Şura Süresi;11
10– Bakara Süresi;255
11– Bakara Süresi;255
12– Haşr Süresi;22
13– Bakara Süresi;20
14– Fatır Süresi;44
15– Bakara Süresi;128
16– İbrahim Süresi;39
17– Bakara Süresi;96
18– Al' 'mran Süresi; 20
19– Bakara Süresi;253
20– Bakara Süresi;185
21– Bakara Süresi;30