BEYAN ARAŞTIRMA / HABER YORUM

 

DÜNYA BİLİMLE ALLAH'IN VARLIĞINI

BULURKEN BİZ....
 

EDİTÖR’ÜN NOTU
Bilimsel çalışmaların her gün yeni bir baş döndüren sonucu ile karşı karşıya kalıyoruz. Yapılan bilimsel çalışmalar gösteriyor ki; zerreden kurreye kadar bütün kâinatı yoktan var eden bir yaratıcısı vardır. Allah'ın varlığının delillerini bilimsel çalışmalarla bulan, bilim adamlarının bir kısmi "Allah'ı buldum" diyerek iman ediyor. Bir kısmı da; evrende bizim dışımızda bir güç var diyor, bu gücün Allah olduğunu söyleyemiyor.
Dünya bu çalışmalarla uğraşırken, biz yanı Türkiye ne yapıyor?
Türkiye de; başörtülüler nerelere girer, nerelere girmez.
Üniversitelere; Kemalizm'i kabul edenler alınır etmeyenler alınmaz. Bunlarla uğraşıyoruz.

 

ATEİST BİLİM ADAMI ALLAH'I  BULDU
Yaptığı bilimsel çalışmalar neticesinde tarihin en önemli buluşuna imza atan Dr. Francis Collins dünyayı şaşırtmaya devam ediyor. Dr. Francis Collins DNA'nın şifresini çözerek bilim tarihinde devrim yapmıştı.
56 yaşında olan bilim adamı ömrünün büyük bölümünü ateist olarak geçirmiş. 2007 yılının Eylül ayında piyasaya çıkan "TANRI'NIN DİLİ" isimli kitabında birçok hakikati ortaya koydu. İngiliz The Times gazetesi Dr. Francis Collins yaptığı söyleşide hem yeni çıkan kitabı hakkında hem de yeni inancı için açıklamalarda bulundu.
Dr. Francis Collins: “Yıllarca ateist olarak yaşadım. Şimdi Allah'ın varlığına inanıyorum" dedi. Collins; "Tanrı'nın var olduğuna dair rasyonel bir temel var ve bilimsel gelişmeler insanı Tanrı'ya daha da yaklaştırıyor" dedi.
Dr. Francis Collins, Allah'a meleklere ve mucizelere de inandığını söyledikten sonra nasıl iman etiğini şöyle anlattı:"Laboratuarda çalışırken Tanrı'yı hissettim. Kesinlikle bizden daha büyük bir güç var ve ben ona inanıyorum. DNA'nın şifresini çözmek beni Tanrı'ya biraz daha yakınlaştırdı. Hastalıktan kırılan insanlar gördüm. Bilim onlardan umudunu kesmişti. Ama mucizevî olarak hayata döndüklerini gördüm. Bu da Tanrı'nın işidir. İnsan genini çözmek de Tanrı'nın muhteşem yaratıcılığını gösterene önemli bir hadisedir. Önemli bir buluş yaptığınızda o bilimsel coşku anını yaşarsınız, çünkü onu araştırmış ve keşfetmişsinizdir. Keşfettiğim şey öyle bir şeydi ki, bu bilgiye daha önce hiçbir insan sahip olamamıştı. Fakat Tanrı onu her zaman biliyordu" dedi.

BİLİM KADERE İMAN ETTİ
Kader konusu insanlık var olduğu günden beri merak konusu olmuştur. Kader nedir? Allah'ın olacak olan her şeyi ezelde bilmesi, olacakların bir kitapta yazılı olmasıdır. İnanalar kadere iman etmiş, fazla merak edip araştırmasına gitmemişlerdir. Çünkü her zekânın kavrayabileceği türden bir durum değildir. Allah korusun kader meselesini çok fazla düşünmek, değişik düşüncelerin oluşmasına sebep verebileceği gibi sapıklıklara da sürükleyebilir.
Önce Kur'an–ı Kerim'e bakalım, kader için ne buyruluyor?
"Gökte ve yerde göze görünmeyen hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta (levh–i mahfuzda) bulunmasın."(27/75) Bir başka ayet–i kerime de:
"Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır." (57/22)
Bu iki ayet–i kerimeden şunu kesinlikle anlıyoruz ki; meydana gelen her şey ve bundan sonra meydana gelecek her şey, önceden bilinmektedir. Bilinmesi bir yana kayıt altına da alınmıştır. Bu yazıyı okuduktan sonra da başınıza ne geleceği biliniyor ve bir kitapta kayıtlıdır.


* * *
Bu durum bilimsel olarak da tespit edildi. Dünyanın en saygın araştırma laboratuarlarından İsveç'teki Max Planc Enstitüsü'nde yapılan bir araştırma, bilim dünyasında ve kamuoyunda büyün yankı uyandırdı. Araştırmayı yöneten Leipzig Beyin Bilimleri merkezinden John–Dylan Haynes:
"Biz, kararımızı bilinçli aldığımızı düşünürdük. Ama yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuç, bilincin, sadece buzdağının görünen parçası olduğunu gösterdi" dedi.
Yapılan araştırma sırasında, beyinleri MR ile incelenmekte olan 14 gönüllü deneğe, akıp giden harf zinciri gösterildi. Sağ ve sol ellerinde birer düğme bulunan deneklerden, ekranda akıp giden harf zincirinden akıllarında kalanını, düğmeye basarak saptamaları istendi. Böylece, MR aracılığıyla, beynin aldığı kararla, kişinin verdiği karar arasındaki 10 saniyelik fark açıkça belirlendi.
Elleri hareket etmeden önce düğmeye hangi elleriyle basacakları bilinmiyordu.
Tennessee'deki Vanderbilt Üniversitesi uzmanlarından Frank Tong da, araştırma sonucunu "oldukça dramatik" diye niteledi. Tong, "Beyin faaliyeti söz konusu olduğunda, 10 saniyelik süre yaşam boyu anlamına gelir" diye konuştu.


MISIRDA BULUNAN YAZITLAR
KUR'AN–I DOĞRULADI

Kur'an–ı Kerim'de Firavun'la birlikte adı geçen kişilerden biri "Haman"dır. Haman, Kur'an'ın altı ayrı ayetinde, Firavun'un en yakın adamlarından biri olarak geçmektedir. "Firavun: Ey Hâmân, bana yüksek bir kule yap; belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın Tanrısı'nı görürüm!..” (40/36) "…Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanlış yolda idiler."(28/5)
Kur'an; Hazreti Musa, Firavun ve Hâmân'ın aynı dönemde yaşadıklarını haber veriyor.
Fakat bir diğer kutsal kitap olan Tevrat'ta(tahrif olan) "Hâmân"ın Hazreti Musa'nın yaşadığı dönemden yaklaşık 1100 yıl sonra yaşadığı ve Yahudilere zulmetmiş devrin Babil krallarından birinin yardımcısı olduğu haber vermektedir.
Kur'an ve Tevrat arasındaki bu çelişkiyi gören oryantalistler "Kur'an'da yanlış bulduk!" diye sevindiler. Ancak bu sevinçleri fazla uzun sürmedi.
Mısır hiyeroglif yazısının çözülüp, eski Mısır yazıtlarında "Hâmân" isminin bulunmasıyla gerçek ortaya çıktı. Eski Mısır dilinde yazılmış hiyeroglif kitabeler 18'inci yüzyıla kadar okunamıyordu.
Hiyeroglif yazısının en son kullanıldığı tarih M.S. 394 yılıdır. Bundan sonra bu dil unutuldu, ta ki 1799 yılına kadar. Yazının sırrı, "Rosetta Stone" adı verilen ve M.Ö. 196 tarihine ait bir kitabenin bulunmasıyla çözüldü. Bu tabletin özelliği üç farklı yazıyla yazılmış olmasıydı: Hiyeroglif, demotik (hiyeroglifin el yazısı şekli) ve Yunanca. Yunanca metnin de yardımıyla tabletteki eski Mısır yazısı Jean–Françoise Champollion adlı bir Fransız tarafından tamamen çözüldü.
Hiyeroglifin çözümüyle çok önemli bir bilgiye daha ulaşıldı.
"Hâmân" ismi Mısır yazıtlarında Hazreti Musa döneminde geçiyordu. Viyana'daki Hof Müzesi'nde bulunan bir anıt üzerinde bu isimden söz ediliyordu. Aynı yazıtta Hâmân'ın Firavun'a olan yakınlığı da vurgulanıyordu.
Bu çalışma ortaya çıkardı ki, Kur'an doğruyu söylüyordu. Tevrat ise yanlış bilgi vermişti.

BİLİM; KAYLÛLE UYKUSUNU ÖNERDİ
ABD Harvard Üniversitesi bilim adamlarına göre, gün ortasında uyumak insan vücudu için çok faydalı. Ayrıca gün içinde 60 ila 90 dakika arasında uyumanın beyni 8 saatlik bir gece uykusu kadar dinlendirdiği belirtiliyor.
Bilim adamları, öğle uykularının beyni dinlendirmesinin yanında öğrenme yeteneğini de arttırdığını vurguluyorlar. Buna göre özellikle öğle uykularında rüya görme, beynin öğrenme yeteneği üzerinde çok olumlu bir etki yaratıyor. Gündüz uykusunun etkilerini araştıran bilim adamları seçtikleri denekler üzerinde testler uyguladılar. Araştırmalardan çıkan sonuçlara göre, gündüz 60 ila 90 dakika uyuyanların test sonuçlarının uyumayanlara kıyasla çok daha başarılı olduğu ortaya çıktı. Bilim adamları yaptıkları testler sonucunda gündüz uykusunun hafızayı da güçlendirdiğini saptadılar. Buna göre, gündüz uyuyanların 24 saat önce öğrendiklerini uyumayanlara kıyasla çok daha kolay hatırlayabildiği görüldü. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada erkeklerin gündüz uykusuna kadınlardan çok daha yatkın olduğu da ortaya çıkarıldı.
Peygamber Efendimiz sallâllahu aleyhi ve sellem bundan 1400 yıl önce Kaylûle uykusunun sağlık açısından önemini bildirmiş ve fırsat buldukça da Kaylûle uykusunu uyumuştur.

 

ALLAH HER TARAFA İSMİ ŞERİFİNİ YAZIYOR...

 

EDİTÖR’ÜN NOTU
Yıllardır duyarız… Kesilen ağacın içinde Arapça harflerle kelime–i şehâdet yazdığı görüldü. Arı, balın üzerine Allah yazdı. Bir koyunun üzerinde Allah yazıyor. İngiltere’de bir patlıcanın içinde Arap harfleri ile Allah yazdığı görüldü…
Bu ve benzeri haberlerle yıllardır karşılaşırız. Son bir yıl içinde meydana gelen benzeri olayları siz beyan okurları için araştırdık. Aşağıdaki haberleri sizlere getirdik.

 

KURT TAHTAYI KEMİREREK
ALLAH YAZDI

Aydın ilinin Nazilli ilçesinde meydana gelen bir olay şaşkınlık meydana getirdi. Olay şöyle gelişti. İlçedeki bir evde, tahta kurdu, evin odasındaki tahta tabanı yedi. Kurdun tahtayı yemesi ile ilgili olarak ortaya bir Arapça yazı çıktı. Arapça yazıyı okuyanlar "ALLAH" yazdığını gördüler.

DOMATESİN İÇİNDE ALLAH YAZIYOR
Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde, bir domates diliminde Arapça harflerle "Allah" yazdığını görenler hayrete düştü.
Buğday Pazarı semtinde bir lokantada aşçı olarak çalışan Ercan Demir, sabah yemek yaptığı sırada salatada kullanmak üzere kestiği bir domateste Arapça harflerden oluşan "Allah" yazısını fark etti. Domates dilimindeki yazıyı görünce şaşkına döndüğünü söyleyen Demir, "Salata yapmak için yıkadığım domatesleri keserken, dilimlerden birinin üzerinde 'Allah' adının yazdığını gördüm. Köyümüzün imamına götürdüm, oda baktı ve Allah yazdığını söyledi."

BALIĞIN ÜZERİNDE
ALLAH YAZIYOR

Balıkesir'in Bandırma İlçesi'nde faaliyet gösteren Can Balıkçılık'da sergilenen balık, vatandaşların büyük ilgisini çekti. Balık halinden satın aldıkları 500 adet palamutun içinden bir tanesinin üzerinde 'Allah' yazısı çıktığını ifade eden Can Balıkçılık sahibi Can Salih Ertürk, balığın üzerinde gördüğü yazı karşısında hayrete düştüğünü söyledi. Müftülüğe haber vermesinin ardından gelen din görevlilerinin de balıktaki yazıyı okuyarak 'Allah' yazısı olduğunu doğruladıklarını belirten Ertürk, "Bu balık Marmara Denizi'nde dün gece saatlerinde avlandı. Sabah saatlerinde satın aldığım 500 palamutla birlikte tezgâha koyduk. İlk başta ben balığı farketmeden müşteriye verdim. Balığı alan müşteri üzerindeki yazıyı farketti. Acaba kalemle mi yazıldı diye defalarca üzerine su tuttum, ancak yazı kaybolmadı, daha çok belirginleşti. Balığı tezgahta sergilememizin ardından cep telefonlarıyla fotoğraflarını çekmek isteyen vatandaşlar dükkana akın etti. Balığı herkesin görmesi için sergilemeye devam edeceğiz" dedi.

KUŞUN KANADINDA

"ALLAH MUHAMMED" YAZIYOR
Bursa'nın Karacabey İlçesi'nde, Mustafa Bilgiç'in kendi imkanlarıyla oluşturduğu Uluabat Kuş Cenneti'nde sergilenen sülünün kanadındaki "Allah ve Muhammed" yazısı görenleri şaşırtıyor.
Kuş Cenneti'ni işleten Nuriye Bilgiç, bir süre önce Almanya'dan gelen kral sülünün kanadındaki yazının, turistlerin ilgisini çektiğini söyledi. Sülünün tüylerini döktükten sonra, inanılmaz bir şeyin ortaya çıktığını ifade eden Nuriye Bilgiç, "Allah'ın bir lûtfu. Arapça, Allah ve Muhammed yazısı ziyarete gelenlerin de çok ilgisini çekiyor. Biz de bunları gözümüz gibi saklıyor ve gelenlere gösteriyoruz" diye konuştu.

AKVARYUM
BALIĞININ SIRTINDA
DA ALLAH YAZIYOR

Bandırma’daki bir balıkçıda satışa sunulan balığın sırtında Allah yazısı görüldükten sonra, benzeri bir olayda Antakya'da meydana geldi. Antakya'da akvaryum satan bir dükkânda, üstünde Arapça harflerle "Allah" yazan astronot balığı, görenleri şaşırttı. Halkın büyük ilgisi ile karşılaşan dükkan sahibi, mahalle camiinin hocasına haber verdi, hoca da balığın sırtında Allah yazdığını doğruladı.

KABAK ÇEKİRDEKLERİNDE
ALLAH YAZIYOR

Trabzon'un Sürmene İlçesi'nde bir vatandaş, bahçesinde yetiştirdiği kabağı kestiğinde, kabak çekirdeklerinde Arapça yazılar bulunduğunu görünce şaşırır. Kabak çekirdeklerindeki şekilleri Arapça bilenlere gösterdiğini belirten Zekeriya Peker, kendisine çekirdeklerin bazılarında Allah yazdığının ve diğerlerinde de yine Arapça yazılar olduğunun söylendiğini ifade etti. Bu durum üzerine çok duygulandığını belirten Peker, "Bunları görüp de duygulanmamak, hele inanmamak ve asi olmak çok büyük felaket" dedi.
Kabak çekirdeklerindeki şekillerin ne manaya geldiğini açıklayan Sürmene Merkez Yeni Camii İmamı Hasan Keskinsoy ise kabak çekirdeklerini ilk gördüğünde şekillerin sonradan kazındığını düşündüğünü ancak gerçeği öğrendiğinde hayret içinde kaldığını söyledi. Çekirdeklerin üzerindeki şekillerin dikkatlice incelenmesi halinde çok şeylerin görüleceğini öne süren Keskinsoy, "Çekirdeklerin üzerindeki yazıları okumak için çok iyi Arapça bilmek gerekmiyor. Çünkü çok açık bir şekilde gözüküyor. Hemen hemen her kabak çekirdeğinde, Allah ve bazılarında da 1, 2 ve 800 rakamları yazıyor. Bir çekirdeğin bir tarafında Allah, diğer tarafında ise Bismillah yazıyor,” diye konuştu.

BULUTLARDA ALLAH YAZIYOR
Çeçenistan'dan, Kafkaslardan da haber var. Caharkale semalarında bulutların üzerinde gözüken Allah yazısı, herkesi heyecanlandırdı. Bu olay sonrası, tüm halk ve çeçen mücahitler Allah'ın kendilerine vereceği zaferin yakın olduğunu söyledi ve bunun bir işaret olduğunu belirttiler. Çeçen mücahitler yaptıkları tüm açıklamalarda; Türkiye ve Dünya Müslümanlarından Çeçenistan'daki kardeşlerini unutmamalarını, dua ve yardımlarıyla kardeşlerinin yanlarında saf tutmalarını istediler.

 

ATEİSTİ KAÇIRAN CEVAPLAR

Allah–ü Teâlâ'yı inkâr eden zeki bir ateist vardı. Hıristiyan din adamları bu ateiste cevap veremeyince, “Sana ancak İslâm âlimleri cevap verebilir” diyerek onu Basra'ya gönderirler. Basra'ya gelip, dünyada bana cevap verebilecek bir âlim bulamadım der. Herkese meydan okur.
Hammad Hazretleri bu ateiste; "hele önce bizim çocuklarla tartış, gerekirse âlimlerle görüşürsün" der, onun karşısına genç yaştaki Numan bin Sabit'i, bilinen ismi ile İmam–ı A'zam Ebu Hanife hazretlerini çıkarır. Ateist, çocuk denilecek yaştaki bir gençle tartışmayı gururuna yediremez. Kürsüye yumruk vurarak; "Hani nerede, o meşhur âlimleriniz" der.
Genç Numan bin Sabit onu, onun silâhı ile vurur. "Ne o der, demek benden korkmaya başladın?" Ateist bu söze tahammül edemeyerek ilk sorusunu sorar:
–Var olan şeyin başlangıcı ve sonu olmaması mümkün mü?
–Mümkündür.
–Nasıl olur?
–Sayıları bilirsin birden önce hangi sayı vardır?
–Bir şey yoktur.
–Mecazi bir olanın önünde bir şey olmayınca, hakiki bir olanın önünde ne olabilir?
–Peki hakiki olanın yönü ne tarafadır?
–Mumun ışığı ne taraftadır?
–Bir tarafta denemez.
–Mecazi ışık için böyle denirse ebedi nur olan için ne denebilir?
–Her var olanın bir yeri olması gerekmez mi?
–Mahlûklar için öyledir.
–İlâh kâinatta ise, bir yerde görünmesi gerekmez mi?
–Yaratan ile yaratılan mukayese edilmez ama, sütte yağı görebiliyor musun?
–Görülmez.
–Sütte yağ olduğu bir gerçek iken, göremiyoruz diye nasıl inkâr edilir? Ben de sana bir soru sorayım: Senin aklın var mı?
–Elbette var.
–Var olan şey görünür dedin. Aklın varsa gösterebilir misin?
–Peki O, şu anda ne yapmaktadır?
–Sen bütün soruları kürsüden sordun. Biraz da ben kürsüden cevap vereyim.
–Peki geç kürsüye.
İmam–ı A'zam olacak bu genç, kürsüye çıkıp, "Allah–ü Teâlâ şu anda, senin gibi imansız bir ateisti kürsüden indiriyor ve benim gibi bir muvahhidi kürsüye çıkarıyor" der ve ardından Rahman suresinin; "Öyle iken Rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edebilirsiniz?" âyetini okudu. Kalabalık hep bir ağızdan istiğfara başlar. Bu arada ateist çoktan uzaklaşıp gitmiştir.