|
İnceleme
ZEKERİYA KARA
Hilkât tarihinden
günümüze esintiler...
Bilindiği gibi Hazreti
Âdem aleyhisselâm ilklerin insanıdır. İlk insan, ilk peygamber,
ilk halife… Kendisine devrinin şartlarına uygun olarak on Suhuf
(sahife) verildi. Bu Suhuflarda; hece harfleri, isimler ve eşyanın
sırları içeren bilgiler vardı. Ayrıca Maarifi İlahiye, yani Allah
celle celalûhu'nun ilmini ihtiva eden hükümler vardı.
Rivayetlerde Hazreti Âdem'in 930 sene ömür sürdüğü bulunmaktadır.
Âdem aleyhisselâm'ın çocuklarından Habil ile Kabil'in ardından Şît
hibetullah olarak dünyaya tek olarak geldi. Kabil, Habil'i
öldürünce, bundan son derece müteessir olan Hazreti Âdem'e, bir
batında tek evlat verdi. Şît dünyaya gelene kadar, bütün doğumlar
çift olarak meydana geliyordu. Bu durum Şît ile bozuldu. Cenab–ı
Hak, Şît aleyhisselâm'ı tek olarak, hibe etmiş bu nedenledir ki
Şît, "Hibetullah" olarak da anılmıştır. Aslında Şît aleyhisselâm
ismi Şiş'dir. Şiş, Süryani lügatinde ve lafzında "Hibetullah"
manasına kullanılmaktadır.
* * *
Havva validemizden 20 batında, biri kız biri erkek, ikiz olmak
üzere 40 çocuk dünyaya geldi. Fazla itibar edilmeyen bir rivayette
ise 40 batında seksen çocuk dünyaya gelmiştir denilmektedir. Her
şeyin en doğrusunu Allah bilir.
Hazreti Âdem ve Hazreti Havva'dan dünyaya gelen neslin, her
ikisinin sağlığında 40 bine ulaştığı yine rivayetler arasındadır.
Hazreti Âdem'ın kabri konusunda iki ayrı rivayet vardır. Birinde
Mina da "Mescidül Hanif" de, diğerinde ise "Cebeli ebi Kubeys" de
bir mağaradadır.
Hazreti Âdem ile Hazreti İsa'nın arasında ne kadar zaman geçtiği
kesin olarak bilinmemektedir. Rivayet edilmiştir ki, Hazreti Âdem,
Hindistan'daki Serendiğ dağından Mekke'ye yüz senede gelebildi.
* * *
Rivayetlerde Şît aleyhisselâm hilkât tarihinin 230 senesinde, bir
başka ifade ile milâdın 5364 mukaddeminde dünyaya geldi.
Hazreti Âdem'den sonra ikinci peygamberdir. Habil'i öldüren, Kabil
ve taraftarlarına harb açarak muvaffak ve muzaffer oldu.
Hazreti Âdem'den sonra Kabe'yi Muazzamaya hizmet eden ve Kâbe'yi
yapan Şît aleyhisselâm'dır. "İlmi hurufa elâir," –harflerin işaret
ettiği ilim– diye bir kitap yazdığı rivayet edilmektedir. Vefatı
1202 hilkat yılıdır. Vefat yılı dikkate alındığında Şît
aleyhisselam'ın 972 sene yaşadığı anlaşılmaktadır.
HAZRETİ
ŞÎT'İN İNSANLIĞA
ARMAĞANLARI
Hazreti Şît aleyhisselâm'a Allah celle celalûhu Suhuf verdi.
Hazreti Şît'e 50 sayfa Suhuf indirilmiştir. Hazreti Şît
aleyhisselâm'ın Suhuflarında neler vardı?
*Ulummü hilmiye –hikmetli ilimler–
*Riyaziye –hesap ilmi–
*İlâhiye –ilahi ilimler–
*Sanayi ilmi –sanat işleri–
*Müşekkile –şekiller ve resimler–
*İksiri Kimya –kimya ve sağlık, ilâçlar ve tedavi yolları–
Hazreti Şît aleyhisselâm'ın şeriatı, babası Âdem’in şeriatı idi.
Talim, Tedris, Şer'i ve hikmetli meseleleri ilk defa icra ve ifa
eden, okutan Hazreti Şît'tir.
HAZRETİ
ŞÎT'İN İLKE VE
PRENSİPLERİ
Rivayet edildiğine göre, Hazreti Şît aleyhisselâm'a inen
Suhuflardan ve kendi sözlerinden bize kadar ulaşanlar şunlardır.
"Hakiki mümin o kimsedir ki, on altı haslet ile muttasıf olması
gerekir.
1–Marifeti Cenabı Vacibil Vücud bilgisi,
2–Melaike–i Araziye ve Semaviyeyi bilmek ve anlamak,
3–Temyizü izanı, hayır ve Şer –hayrı ve şerri ayırt etmek–
4–İnkıyadı Sultanı âdil –adil devlet reisine itaat–
5–Dini eda, yani dinin emirlerini yerine getirmekte ve hak–hukuka
riayet etmek
6–Sıla–i Rahim yaparak, dost ve din kardeşlerine ikram ve ihsanda
bulunmak,
7–Allah'ın rızasına muvafık amellerde bulunarak feyz–i ilahiden
istifade etmek,
8–Sadaka vermek, merhametli olmak, yardımlaşmaya önem vermek,
9–Gariplere ve fakir fukaraya hürmet ve yardım etmek,
10–Meâsî ve menahiden; yani günah ve yasak olan şeylerden
kaçınmak,
11–Meydana gelecek olan, hadiselere, kaza ve belalara sabretmek,
12–Adlü ve dâel, vergide, alışverişte adaletli, insaflı, hak ve
hukuka riayet etmek,
13–Kanaatkâr olmak,
14–Malen ve bedenen Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek,
15–Bir kısım sıkıntı ve rahatsızlıklardan kurtulmak için ilim
tahsil etmek, –ilim insanı yüceltir–
16–Mütemmimi Mekari ahlâk– güzel ahlâkın tamamlayıcısı olan haya
ve edebe muttasıf olmak.
* * *
Görüldüğü gibi ikici peygamber Hazreti Şît'e indirilen 50 sayfalık
risâlede vahyolunan hükümlerin hepside en son gelen Kur'an–ı Kerim
ve İslâm dininin bütün unsurlarına, tavsiye ve tembihlerine,
itikat, ibadet ve ahlâk esasları ile uyuşmakta ve örtüştüğü
görülmektedir.
Önemine binaen bu yazıma şunu da eklemek istiyorum. Hazreti Âdem
babamızdan itibaren bütün şeraitlerde ve ilahi vahiylerde beş şeyi
korumak ve muhafaza etmek farzdır.
1–Aklı korumak,
2–Dini korumak,
3–Nesli korumak,
4–Canı korumak,
5–Malı korumak.
Bu hususların nasıl korunacağının ayrı ayrı ve uzun izahlarla
ifade ve beyan edilebileceğini takdir edersiniz.
Bir başka yazıda buluşmak dileği ile Allah'a emanet olunuz..
Not: Bu yazı hazırlanırken İslâm Tarihi ve Hicri 1299 yılında
Divan Muhasebat azası (üniversite edebiyat hocası) Ahmet Rıfat
beyin yazdığı "Lügat–i Tarihiyye ve Coğrafya" adlı eserinden
istifade edilmiştir.
ŞİİR
EY
OĞUL
Ey oğul!
Sen bu dünyanın haliyle uğraşma
Sen küçüksün, dünya büyük dünyadır;
Bu düzen değişir diye çalışma ,
Sen zayıfsın, dünya güçlü dünyadır.
Ey oğul!
Deme! dünya bir gün düzelir,
Kötülerin ettikleri bir gün sezilir,
Kim zalim, kim mazlum elbet seçilir
Sen mazlumsun, dünya zalim dünyadır.
Ey oğul!
İyilik edersin ama kimseye güvenme,
Dostum çoktur deyip sakın övünme,
Kötüyü bağışlayıp ona arkanı dönme,
Sen mertsin, dünya namert dünyadır.
Ey oğul!
Deme! Dünyada benim dediğim olsun,
Herkes yaşasın mezalimler son bulsun,
Kötülükler, iyilik denizinde boğulsun,
Sen temizsin, dünya kirli dünyadır.
Ey oğul!
Deme! Bu dünyada savaşlar olmasın,
Mal için, toprak için kanlar dökülmesin,
Kimse hak yemesin, haksızlık çoğalmasın
Sen adilsin, dünya vahşi dünyadır.
Ey oğul!
Deme! İnsanların felahına canım fedadır,
Unutma ki insan çiğ süt emmiş bir gedadır
İyilik bilmeyenler insanlıktan cüdadır,
Sen fedakarsın, dünya kalleş dünyadır.
Ey oğul, üzülme!
Devran böyledir; düzelir mi, bilmem?
Mazlumların feryadı duyulur mu bilmem?
Dünya yine gülistan olur mu, bilmem?
Sen müdriksin, dünya hazin dünyadır.
Ey oğul, unutma!
Hayat bir gün son bulur, mizan kurulur,
Burada azanlar, mahşerde çok yorulur,
Hakkı gözetenler, ebediyen şad olur.
Sen ölümsüzsün, dünya ölümlü dünyadır.
Harun
|